|
Hattat Yrd. Doç. Dr.
Hüseyin ÖKSÜZ, ( KONEVÎ )
1944 yılında Konya’da doğdu. İlk ve orta
tahsilini Konya’da tamamladıktan sonra 1967
yılında İstanbul’a Eczacılık eğitimi almak
üzere giden ve tüm hayatlarını kapsayan ve hat
sanatını öksüzlükten kurtaran hocamızın
hattatlık serüvenlerini kendi lisanlarından
dinleyelim.
“İstanbul’da olduğum 1968 yılında bir gün
hemşehrimiz Hüseyin KUTLU’nun
evine arkadaşlarla beraber gittik. Orada Hüseyin
Efendinin kamış kalemlerle yazıya çalıştığını,
hokkayı, is mürekkebini, karalamalarını gördüm.
İki aydır cumartesi günleri Hattat Hamid’e
gidiyormuş. İlk cumartesi dersine beraber
gittik. Hamid Bey ilk meşki yazarak bana verdi.
İşte o gün bu gündür kamış kalem elimden eksik
olmuyor. Esasında benim ilk hocam Ahmet
Selahaddin Hidayetoğlu'dur. Kamış kalemi
elime ilk tutturan O’dur. Onunla1966-67
yıllarında çalışmalarımız Konya’da oldu. Kendisi
Hattat Halim Efendi'nin icazetli
talebelerindendir. Hamid Hoca ile çalışmalarım
devam ederken 1970’de eczacılığı bitirdim.
Artık hat çalışmalarını bırakacağım, Konya’ya
döneceğim için üzülüyordum. Hocam, derslerimi
mektupla gönderebileceğimi söyleyince çok
sevindim. Ve böylece sık sık İstanbul’a giderek
ve mektuplar göndererek çalışmalarım sonucunda
sülüs ve nesih’te icazet aldım.
Ta'lik hattında üstadım Uğur DERMAN’dır. Hamid
Hocama devam ederken, Ta'lik dersi de almak
istediği hocama söyledim. Hocam da Sülüs ve
Nesih’i bitirdikten sonra başlayabileceğimi
söyledi. Tabi bende de gençlik var Sülüs’ü
bitirinceye kadar sabır nerede?... Hocadan
habersiz Uğur Bey’e devam etmeye başladım.
İşte o günden beri yazıyoruz.”
Diyen hocamızın 35 yıllık sanat yaşamları
esnasında yurt içinde ve dünya çapında hak
etmiş oldukları ödüllerden bazıları şunlardır:
1986’da İslam Konferansı ve IRCICA tarafından
her üç yılda bir yapılmakta olan, 32 devletten
352 hattatın 1782 eserle katıldığı "
I.Uluslararası hattat Hamid Hat Yarışması"nda
"Celi Divani" dalında birincilik, "Celi Talik"
dalında birinci mansiyon ve "Celi Sülüs"
dalında ikinci mansiyon ödülleriyle yarışmanın
en fazla ödül alan hattatı oldu.
1988’de Bağdat’ta yapılan "Uluslararası Bağdat
İslam Hat ve Süsleme Sanatları Festivali"
yarışmalı sergisinde 32 devletten 235 hattat
müzehhip ve 706 eserden seçilen 10 eser
arasına girerek başarı ödülü kazandı.
1989’da yine IRCICA tarafından düzenlenen "II.
Uluslar arası Yakut El- Musta’sımi Hat
yarışmasında" "Celi Divani" dalında ve "Nesih"
dalında mansiyon ödüllerine layık görüldü.
1986 yılında "I.Devlet Türk Süsleme Sanatları"
yarışmalı sergisi’nde yazıları hocamız ait 12
levha sergilenmeye layık bulunmuş ve bunlardan
2’si Tezhip dalında başarı ödülü kazanmış üçü
de Kültür Bakanlığı'nca satın alınmıştır.
1987
yılındaki aynı isimli yarışmada "Hüsn-i Hat
dalında, Celi Divani Kelime-i Tevhid" adlı
eseri başarı ödülü kazandı. Ayrıca 13 eseri
sergilenmeye layık bulunarak bunlardan ikisi
Kültür Bakanlığı'nca satın alınmıştır.
1988
yılındaki yine aynı isimli yarışmada da on üç
eseri sergilenmiş bunlardan da dördü Kültür
Bakanlığı'nca satın alınmıştır.
Ayrıca yerli ve yabancı bir çok sergi ve
yarışmada ve içlerinde Prens Faysal bin Faht,
Irak Kültür Bakanı, Merhum Turgut ÖZAL, Süleyman
DEMİREL, Yemen Devlet Başkanı, Tunus Kültür
Bakanlığı, Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu gibi
burada sayamayacağımız daha birçok
yerli-yabancı erkan ve kuruluşlardan
plaketler, başarı belgelerine layık
görülmüşlerdir.
Hocamızı bu gün uluslararası düzeyde tanınır
bir sanatkar olmasını sağlayan bir faktör de
Kral saraylarında Cumhurbaşkanı davetlerinde
misafir edilip, ağırlandığı halde herkesin
takdir ettiği yönlerinden olan alçak
gönüllülüğünden ve tevazusundan hiçbir zaman
ödün vermemesidir.
|