EBRU GALERİSİ
 

       13. yüzyılda Türkistan'ın Buhara şehrinde yaşayan ve adı bilinmeyen bir usta tarafından ortaya çıkarılan ebru sanatı, uzun yıllar resmi mektuplardan kitaplara dek her türlü kağıdın süslenmesinde kullanılmıştır. 18. yüzyılın yarısına kadar İstanbul'un her yerinde rastlanan ebru sanatçıları günümüzde çok azdır. Ebru terimi bulut, bulutumsu anlamına gelen Farsça "ebr", "ebri"den geldiğini söyleyenler olduğu gibi, su anlamına gelen Farsça "ab" ile yine yüz anlamına gelen Farsça "rû" kelimelerinin birleşmesinden ortaya çıktığını söyleyenler de vardır. İki anlamı da doğrudur. Eskiden bulut gibi dalgalı ve hareli şekillerle süslenmiş kâğıtlara ebrû veya "ebrûlî kâğıt" kağıtların üzerini boya ile tıpkı mermer damarları gibi renkli dalgalar şeklinde süsleme işine de, ebrulama " denir.

        Ebrûlar çeşit çeşittir. Üzerine yazı yazılacak kâğıtların kenarları ve ortası farklı renkte yapılan türlerine "Akkâse ebrû", tekneye atılan boyaya müdahale edilmeden yapılan ebruya "Battal ebrû", boya atıldıktan sonra "biz" denilen bir alet ile sağdan sola ve sonra da aşağıdan yukarıya çizilerek elde edilen ebruya "Gel-git ebrûsu", Ayasofya'da Hatiplik yapan Hatip Mehmet Efendi'nin yaptığı ebrû'ya "Hatip ebrûsu", serpilmiş kum tanelerini andırana "Kumlu ebrû", şal desenini andıranlara "Şal ebrûsu, Battal ebrûnun, tarak denilen bir aletin yardımıyla biçim verilmesine "Tarak ebrusu deniliyor. Geçmişten günümüze ebru sanatında sekiz, dokuz çiçek figürü kullanılmıştır. Lale, sümbül, karanfil, papatya, menekşe ve güldür.

Yaklaşık 500 yıl önce ebru sanatı nasıl yapılıyorsa, ustadan çırağa geçerek günümüze dek sürdürülebilmiştir.