|
CİLT SANATI ve RESİM GALERİSİ
|
İslamiyet'in getirdiği ihtiyaçla gelişen cilt sanatı, İslam
sanatlarına paralel bir tekamül gösteren, incelik, güzellik
ve zarafete ulaşmıştır. Orta Asya'dan İran, Arap Kıtası ve
Anadolu'ya geçmiş olan cilt sanatı, sanatkarların
yetiştikleri bölgelerin motifleri ile bezenmiş, Arabesk,
Herat, Hataî, Rumî Selçuk, Memluk, Osmanlı ve Mağribî
motiflerle çeşitli cilt üslupları doğurmuştur.
Selçuklu ve
Beylikler döneminde daha çok Arabesk desenler, Osmanlı
Türkleri ise 14 ve 15. yüzyıllardan itibaren cilt kalıpları
kullanarak pek çok cilt çeşidi meydana getirmişlerdir. Fatih
devrinde Saray cilthanesi'nde yapılmış olan ciltler, klasik
Türk cilt sanatının tam zirveye ulaştığı dönemdir. Bu döneme
ait ciltlerde, hatayi, rumi, bulut motiflerinin
kullanıldığını görmekteyiz. Ciltlerin içlerinde, aynı şemaya
uygun süslemeler yapılmıştır. Ciltlerin altınla süslendiği
gibi, katı' tekniği ile derinin oyularak, farklı renkteki
zemin üzerine yapıştırıldığı da görülmektedir.
Bazı ciltlerin içlerine ebru veya renkli kağıt da
yapıştırılırdı.
17. yüzyıl'daki cilt örneklerinde, tüm cilt altın varakla
kaplanarak, üzeri kıymetli taşlarla süslenirdi. Bu devirde
de ciltlerin içlerine oyma tekniği ile bezemeler
yapılmıştır. Ciltler üzerinde, farklı tekniklerde süslemeler
görülür. 17. yüzyıl'dan sonra, deri üzerine işleme,
ciltlerin süslenmesinde kullanılmıştır. Sim ve renkli
ipliklerle yapılan işlemelerde, natüralist çiçek motifleri
görülür. Geç tarihlerde ise kumaş üzerine işleme ciltler
görülür.
18. ve 19. yüzyıl'ların ciltleri kadife üzerine sırma ve
simle işlenerek bezenmekteydiler. Bütün ciltler deriden bir
çerçeve içine alınarak, dayanıklı olmaları sağlanmaktadır.
Aynı şekilde kağıt ve ebru ile de yapılmaktaydı.
Lake ciltler, Osmanlı ciltlerinin önemli bir grubudur.
Öncülerine İran'da rastlanan lake ciltler, 17. yüzyıl'dan
itibaren görülürler. Bezemelerinde daha çok koyu renk
zeminde, altın ve çeşitli renklerde rumi, hatai, bulut,
natüralist üslupta çiçeklerden oluşan motifler
kullanılmıştır.
18. yüzyıl'ın ilk yarısındaki bu klasik motiflerin yanı sıra,
üst ve iç kapaklarında manzara, çiçek ve buket süslemeleri,
19. yüzyıl'a kadar kullanılmıştır.
Yazma eser ciltlerini dört parçada incelemek mümkündür :
Alt ve Üst Kapak: Kitabın metnini içine alan
örtüsüdür. Genel olarak kapağın üstü ve bazen de içi
süslemeler ihtiva eder.
Sırt (Dip Kısmı): Formaların bağlandığı bölümü
örten kısımdır. Klasik Türk ciltlerinde ve genellikle İslami
ciltlerin hepsinde bu kısım Batı ciltlerinde olduğu gibi
bombeli değil, düzdür.
Mıklep: Kitabın ön tarafını örten sertabın ucunda
genellikle üç köşeli, okunmakta olan yere konan kısımdır.
Mıklep üstünde de kapaktaki desenler küçültülerek veya bir
kısım şemse de bulunur. İç kapakta oyma sanatı varsa
mıklepte de görülür.
Sertab: Mıklebi kitaba bağlayan ve kitabın ön kısmını
muhafaza eden, mıklebe hareket kabiliyeti sağlayan bölümdür.
Zencirek veya motifler hatta kitap ismi veya Kur'an-ı Kerim
ise -abdestsiz dokunulmaz- ayeti yazılı olarak işlenmiştir.
|